1999-2000 yıllarında annemin rahatsızlığı nedeniyle İstanbul'da bulundum. Bu dönemde Ahmet Miskioğlu'nun "Perşembe Söyleşileri'ne katıldım. Türkçe'mize gönül vermiş yazarların, şairlerin toplaştığı, söyleştiği seçkin bir buluşma yeriydi bu ocak…
1999'da 'Bozbıdık' adlı romanım, Yapı Kredi Yayınlarınca yayımlandı (ikinci baskı: Kaynak Yayınları, 2003; üçüncü baskı: Kaynak Yayınları 2009).
Bozbıdık, gülünçtür; yazdıktan sonra beni bile uzun süre etkileyen bir romanım oldu. Kendisiyle özdeşleştiğim bir eşeğin doğumundan yaşlılığına yaşam öyküsünü işlediğim bu romanımda, doğanın algılanması zor sınır üstü seslerini, renklerini vermeye çalışarak günümüzde ender rastlanan gerçek bir dostluğu yaşamaya, yaşatmaya çalıştım.
2001'de arkadaşım yazar- şair Sinan Gürsoy'un bir anısının ardına düşerek 'Midas'ın Serçeparmağı' adlı romanıma başladım. Beş yıl süren yoğun bir araştırmadan sonra bitirdiğim bu romanım 'Logos Yayınları'nca 2006'da kitaplaştı. Aynı yıl "Dünya Kitap Altın Sayfa Ödülü"nü aldı. Bu süreçte, - romanı demlendirme aralarında- küçük oylumlu iki roman yazdım: 'Gizemli Anne' (Kaynak Yayınları, 2004) ve 'Eski Bisiklet' (Büyülü Fener Yayınları, 2005)…
Midas'ın Serçeparmağı' ile eski Anadolu söylencelerinden yola çıkarak günümüzle 2700 yıl öncesi arasında gidiş gelişler yapan yeni bir Anadolu söylencesi yaratmaya çalıştım. Doğal ki Anadolu'nun yükselen kazıbiliminin, insanbilimin, budunbilimin bulguları ışığında… Kitabın resimlenmesi de ayrı bir serüvendi. Gordiyon'un günümüz topografik haritalarından yola çıkılarak çizilen resimleri; ben, ressam Handan Kaynakgöz ve kazıbilimci Tacîser Sivas ile Veli Sevin hocalar arasında altı ay gitti geldi… gerçeğe en yakınını buluncaya değin… Böylece Kaynakgöz'ün özenli emeği ve sanatıyla Gordiyon kenti tarihteki aslına benzer olağanüstü güzelliği ile yeniden doğdu.
Bir bisiklet sevdasının öyküsüdür 'Eski Bisiklet'. Bozbıdık'taki hayvan sevgisinin bu kez 'nesne' üzerine de ağdırılmasıdır sanki…
'Gizemli Anne', anne sevgisini tatmayan bir çocuğun 'doğru kitaplar' okuyarak imgelem yoğunluğunda 'anne sevgisine' ulaşmasının yarı düşlemsel öyküsüdür.
Yazma serüvenim sürerken karikatürü, şiiri, öyküyü asla savsaklamadım. Bu sanatlar da hep atbaşı yanımda koştu durdu benimle. Eskişehir, Ankara ve Akşehir'de 1969, 2001 ve 2008 yıllarında üç kişisel sergi açtım ve birçok karma sergiye katıldım. 2008'de 3. kişisel sergimin konusu olan, "Nasreddin Hoca" karikatür dosyam, Ankara Özgün Yayınevi'nin bir armağanı olarak kitaplaştı. Bu kitabımın, -"Çağdaş Yorumla Nasreddin Hoca" adıyla- 2009'da Logos Yayınları'nca ikinci baskısı yapıldı.
Kimi şiirlerim, öykülerim Varlık, Çağdaş Türk Dili, Türk Dili, Güzel Yazılar ile Yazılıkaya Yaprağı'nda yayımlandı.
2005 yılında Eskişehir Çağdaş Gazeteciler Derneği Şubesi'nce düzenlenen 'Yılın Çocuk Edebiyatı Yazarı' ödülünü aldım.
Bir de şiir dergisi serüvenim var: 'Yazılıkaya Şiir Yaprağı'… Rahmi Emeç'le birlikte Ocak 2006 yılında çıkardığımız… Bu iki yaprakçık dergide günümüz şairleri, şiirlerini, şiire ilişkin yaklaşımlarını sunuyorlar. Bugün 'Yazılıkaya' sürüyor…
Şimdilerde gelecekte ele almayı düşündüğüm dosyalarımla (roman, öykü, şiir, karikatür) ilgili araştırmalar yapıyor, beğenime ya da tasarılarıma yönelik okuyor; zaman zaman da Eskişehir'in ova, dağ ya da bozkırında doğa yürüyüşleri yapıyorum…
Elektronik iletişim: erolbuyukmeric@gmail.com